tavuk — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 14 Ekim 2026, 14:02 (Türkiye saati)

sözcük
343
kaynak
37
tarihsel tanık
93.960
en eski kayıt
8. yy.

tavuk

İnsanların yumurta ve et için yetiştirdiği, kümeste veya açık alanda beslenebilen evcil kuş. Gaga, kanat ve tüyleri bulunur, uçuşu sınırlıdır; dişisi yumurtlar, erkeğine horoz denir.

Tavuk, Eski Türkçede takığu biçimiyle tanıklanan ortak Türkçe bir kümes hayvanı adıdır; Tarihsel Derlem'de söz VIII. yüzyıl Şine Usu Yazıtı'nda 'tavuk yılı' adında geçer. Clauson'a göre Kaşgarlı Mahmud takağu biçimini verir, horozu erkek takağu, tavuğu tişi takağu diye ayırır; XIV. yüzyıldan başlayarak Harezm, Kıpçak ve Anadolu metinlerinde tavuk biçimi görülür. Eren ve Stachowski sözün daha öte kökenini bilinmez sayar; Clauson eski bir hayvan adı olmasını daha olası bulur. Gülensoy ve Eren'in aktardığı Brockelmann yansımayla açıklar, yine Eren'in aktardığına göre Ramstedt Arapça ya da Çince bir kaynak düşünür. Söz Macarcaya tyúk olarak geçmiştir; Moğolca takiya ile ilişkisi tartışmalıdır.

  1. 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): takığu
  2. 8. yy. · Eski Uygur Türkçesi: takığu
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: takağu
  4. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: dağık ~ takuk ~ tawuk
  5. 14. yy. · Harezm Türkçesi: tavuk
  6. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: tavuk ~ tavug
  7. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: tavuğ
  8. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: tavuk
  9. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: tavuk
  10. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: tavuk
  11. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tavuk

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).