söğüt
Suyu bol alanlarda gelişen, ince ve esnek dalları ile uzun, dar yapraklarıyla tanınan ağaç ya da ağaççık. Bazı türlerinde dallar aşağı doğru sarkar; kıyı bitkisi olarak yetişir ve dalları geleneksel örücülükte değerlendirilebilir.
Söğüt, Eski Uygurcadan beri tanıklanan Türkçe bir addır. Budist Uygur metinlerinde genel olarak 'ağaç' anlamındadır; Clauson'a göre XI. yüzyıldan başlayarak özellikle söğüt ağacının adı olur, Kaşgarlı Mahmud da sözü bu anlamla ve bir atasözü içinde kaydeder. Daha eski kökü bilinmiyor: Eren kökü bilinmez sayar; Stachowski ÈSTJa'ya dayanarak soru işaretiyle 'sürgün vermek' anlamlı *sög- fiiline, Gülensoy sök- fiiline bağlar, Eren'in aktardığı Poppe ile Räsänen ise Moğolca, Tunguzca ve Ural dillerindeki adlarla karşılaştırır. Eski Anadolu metinlerinde söğüt gibi titremek benzetmesi de geçer.
- 11. yy. · Eski Uygur Türkçesi: sögüt
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: söğüt ~ söküt
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: sögü:t
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sögüt
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sögüt
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: sögüt
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: süğud ~ söğüt ~ söğüd
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: söğüt
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: söğüt