söğüt — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 23:48 (Türkiye saati)

sözcük
1211
kaynak
41
tarihsel tanık
170.391
en eski kayıt
8. yy.

söğüt

Suyu bol alanlarda gelişen, ince ve esnek dalları ile uzun, dar yapraklarıyla tanınan ağaç ya da ağaççık. Bazı türlerinde dallar aşağı doğru sarkar; kıyı bitkisi olarak yetişir ve dalları geleneksel örücülükte değerlendirilebilir.

Söğüt, Eski Uygurcadan beri tanıklanan Türkçe bir addır. Budist Uygur metinlerinde genel olarak 'ağaç' anlamındadır; Clauson'a göre XI. yüzyıldan başlayarak özellikle söğüt ağacının adı olur, Kaşgarlı Mahmud da sözü bu anlamla ve bir atasözü içinde kaydeder. Daha eski kökü bilinmiyor: Eren kökü bilinmez sayar; Stachowski ÈSTJa'ya dayanarak soru işaretiyle 'sürgün vermek' anlamlı *sög- fiiline, Gülensoy sök- fiiline bağlar, Eren'in aktardığı Poppe ile Räsänen ise Moğolca, Tunguzca ve Ural dillerindeki adlarla karşılaştırır. Eski Anadolu metinlerinde söğüt gibi titremek benzetmesi de geçer.

  1. 11. yy. · Eski Uygur Türkçesi: sögüt
  2. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: söğüt ~ söküt
  3. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: sögü:t
  4. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sögüt
  5. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sögüt
  6. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: sögüt
  7. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: süğud ~ söğüt ~ söğüd
  8. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: söğüt
  9. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: söğüt

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).