korunma — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 16 Ekim 2026, 16:35 (Türkiye saati)

sözcük
659
kaynak
39
tarihsel tanık
116.966
en eski kayıt
8. yy.

korunma

Bir insanın ya da başka bir canlının kendisini beklenen zarar veya tehlikeden uzak tutacak önlemler alması. Giysi, sığınak, güvenli davranış veya uygun donanım seçilebilir; önlemin türü karşılaşılan riskin kaynağına bağlıdır.

Korunma, koru- fiilinin dönüşlü biçimi korun- ile fiilden ad yapan -ma ekinden oluşur; Gülensoy korun- maddesinde fiili koru-n- diye çözümler ve türevleri arasında korunma'yı anar. Taban fiil koru-, Gülensoy'a göre Eski Türkçede ḳorı- biçimindedir ve Kül Tigin Yazıtı'nda, Uygur metinlerinde, Divanü Lugati't-Türk'te geçer; Stachowski de fiili Ana Türkçe *kōrȳ- ‘korumak’ biçimine bağlar. Aynı fiilden türeyen koru ‘küçük orman’ adı, korunan ve dokunulmaz sayılan yer düşüncesini taşır. Adın kendisi incelenen kaynaklarda yalnız Türkiye Türkçesinde kayıtlıdır.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: korunma

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).