el (II) — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 20:44 (Türkiye saati)

sözcük
533
kaynak
39
tarihsel tanık
109.393
en eski kayıt
8. yy.

el (II)

→ yabancı

Bu el ‘başkası, yabancı’ anlamını taşır ve Eski Türkçenin devlet düzenini anlatan e:l sözünden gelişmiştir. Clauson'a göre e:l önce ‘bağımsız bir hükümdarın yönettiği siyasal birlik’ demekti, Karahanlı döneminden sonra ‘halk, topluluk’ anlamını kazandı; Osmanlıcada ‘halk’ özellikle ‘başkaları’ diye anlaşıldı. Tietze ‘başkası, yabancı, namahrem’ anlamlı ėl'i ‘ülke’ anlamlı ėl'den türetir. Bu anlamın tanıkları XIII–XIV. yüzyılda başlar: Yûnus Emre'de _bilişlüdür il degül_ ‘tanıdıktır, yabancı değil’, Şeyhoğlu'nda _evvel el sini-sin korlar_ ‘önce başkalarının sofrasını kurarlar’. El âlem, eloğlu ve elin herifi de bu anlamı taşır.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: il
  2. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: el ~ il
  3. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: il ~ ėl
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: el
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: il (el)
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: el

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).