hiçbir
Sözü edilen kümedeki en küçük istisnayı bile dışlayan belgisiz sıfat. Olumsuz yargıyla birlikte kullanılır; ardından gelen adın karşıladığı varlıklardan tek birinin dahi koşulu sağlamadığını, kümenin o bakımdan tümüyle boş kaldığını gösterir.
Hiçbir, Farsça hīç ‘yokluk, var olmama’ sözünden alınan hiç ile Türkçe bir sayı adının birleşmesinden oluşmuştur. Tietze'ye göre Eski Anadolu Türkçesinde hiç tek başına da ‘hiçbir’ anlamında sıfat olarak kullanılırdı (_hīc kişi_ ‘hiç kimse’); bir'li biçim XIV. yüzyıl Kâbûs-nâme Tercümesi'nde _hiç-bir vech-ile_ ‘hiçbir biçimde’ söyleyişiyle görülür, 1451 tarihli Ferec'te de _hīc bir ṭarafından_ ‘hiçbir yanından’ geçer. Söz XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde ve 1687'de Meninski'nin sözlüğünde kayıtlıdır. Kâmûs-ı Türkî hiçbir'i bir türün bütün fertlerini ve parçalarını tek tek yadsıyan söz diye tanımlar.
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hiç-bir
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hīc bir
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: hiçbir
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: hiçbir
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: hiçbir