konuşma — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 18:42 (Türkiye saati)

sözcük
1201
kaynak
41
tarihsel tanık
167.601
en eski kayıt
8. yy.

konuşma

Düşünce, duygu veya isteği sesli dil aracılığıyla karşıdakine aktarma. Sözcüklerin seçimi kadar sesin tonu, duraklama ve sıra alma da iletişimin gidişini belirler; tek kişinin anlatması biçiminde gerçekleşebileceği gibi karşılıklı bir alışverişe de dönüşebilir; musahabe.

Konuşma, konuş- fiiline iş adı yapan -ma ekinin getirilmesiyle kurulmuştur. Gülensoy sözü ko-n-(u)ş-ma diye çözümler: en içte ko- kökü, ardından -n- ekiyle kon-, -(u)ş- ekiyle konuş- gövdesi ve son olarak -ma eki gelir. Kâmûs-ı Türkî XIX. yüzyıl sonunda konuşma'yı ‘görüşme, bir araya gelip kaynaşma’ ve ‘karşılıklı söyleşi, sohbet’ anlamlarıyla kaydeder. Gülensoy'un verdiği karşılıklara göre Kazakça, Kazan Tatarcası ve Yeni Uygurca aynı kavramı söz ve söyle- köklerine dayanan sözlerle anlatır.

  1. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: konuşma
  2. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: konuşma

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).