artık — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 21:46 (Türkiye saati)

sözcük
1207
kaynak
41
tarihsel tanık
40.758
en eski kayıt
8. yy.

artık

Yenilen, içilen veya kullanılan bir şeyden tüketilmeyip geriye kalan (parça).

Artık, art- ‘artmak, fazla gelmek’ fiilinden -uk ekiyle türemiş, Eski Türkçeden beri kullanılan bir sözdür; ilk anlamı ‘ek, fazla miktar’dır. Orhon yazıtlarında sayılarda _kırk artukı yeti_ ‘kırk yedi’ gibi kullanılır; Kutadgu Bilig ve Kaşgarlı Mahmud'da ‘fazla, ziyade’ anlamını taşır. Clauson'a göre Osmanlı metinlerinde 16. yüzyıla dek artuk biçimi düzenli olarak görülür, sonra artık yerleşir. ‘Kalıntı’ adı ile ‘bundan böyle’ zarfı da aynı ‘fazla, arta kalan’ anlamından gelişmiştir.

  1. 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): artuk
  2. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: artuk
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: artuk
  4. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: artuk
  5. 14. yy. · Harezm Türkçesi: artuk
  6. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: artuk ~ artux
  7. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: artuk
  8. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: artuḳ
  9. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: artuk
  10. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: artık
  11. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: artık
  12. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: artık

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).