kalkınma — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 22:41 (Türkiye saati)

sözcük
1210
kaynak
41
tarihsel tanık
169.149
en eski kayıt
8. yy.

kalkınma

Bir toplumun üretim gücünü ve yaşam olanaklarını artırarak ekonomik ve toplumsal bakımdan ilerlemesi.

Kalkınma, kalkmak fiilinden -ın- ekiyle türeyen kalkınmak fiilinin -ma ekiyle kurulmuş iş adıdır (ek çözümlemesi Bitigçi açıklaması; Gülensoy kalkınma'yı kalk- fiilinin türevleri arasında sayar). Kök fiil kalk-, Gülensoy'a göre Eski Türkçe ķalı- fiilinin -k- ile genişletilmiş biçimi ķalı-ķ-'tan gelir; Tietze ise kalk- ile Eski Türkçe ķalı- ‘havaya çıkmak’ arasındaki ilişki sorunu için ḳaldur-/ḳaldır- maddesine gönderir. Kâmûs-ı Türkî kalkınmak'ı ‘kuvvet bulmak, hâli iyileşmek’ anlamıyla kaydeder. Toplumun ekonomik ve toplumsal bakımdan ilerlemesi anlamı Türkiye Türkçesinde yerleşmiştir.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kalkınma

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).