anılmak
Bir kişinin ya da olayın adının konuşma veya yazıda yeniden gündeme getirilmesi. Önceki katkı hatırlatılabilir, geçmişteki tarih kayda geçirilebilir; hangi duyguyla hatırlatıldığı, sözlerin bağlamına ve amacına göre değişir.
Anılmak, an- ‘hatırlamak, adını söylemek’ fiiline edilgenlik bildiren -ıl- ekinin getirilmesiyle kurulmuştur (Tietze). Eski Anadolu Türkçesinde Yûnus Emre Dîvânı'ndan, Garib-nâme'den (730/1330) ve Süheyl ü Nev-bahâr'dan (751/1350) beri anılur, añılmaz gibi çekimlerle tanıklanır; Saltuk-nâme'de ‘belli bir adla bilinmek, tanınmak’ anlamıyla da geçer. Meninski 1687'de fiili ‘söylenmek, denmek’ karşılıkları arasında verir; Kâmûs-ı Türkî ‘hatıra getirilmek’ ve ‘zikredilmek, kâle alınmak’ anlamlarını kaydeder. Türkiye Türkçesinde adı geçmek, bir özellik ya da olayla birlikte hatırlanmak ve belli bir adla bilinmek anlamlarında kullanılır.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: anıl-
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: anıl- ~ aŋıl-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: anıl-
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: aŋıl-
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: anıl-