anılmak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 17 Ekim 2026, 23:24 (Türkiye saati)

sözcük
1148
kaynak
41
tarihsel tanık
157.053
en eski kayıt
8. yy.

anılmak

Bir kişinin ya da olayın adının konuşma veya yazıda yeniden gündeme getirilmesi. Önceki katkı hatırlatılabilir, geçmişteki tarih kayda geçirilebilir; hangi duyguyla hatırlatıldığı, sözlerin bağlamına ve amacına göre değişir.

Anılmak, an- ‘hatırlamak, adını söylemek’ fiiline edilgenlik bildiren -ıl- ekinin getirilmesiyle kurulmuştur (Tietze). Eski Anadolu Türkçesinde Yûnus Emre Dîvânı'ndan, Garib-nâme'den (730/1330) ve Süheyl ü Nev-bahâr'dan (751/1350) beri anılur, añılmaz gibi çekimlerle tanıklanır; Saltuk-nâme'de ‘belli bir adla bilinmek, tanınmak’ anlamıyla da geçer. Meninski 1687'de fiili ‘söylenmek, denmek’ karşılıkları arasında verir; Kâmûs-ı Türkî ‘hatıra getirilmek’ ve ‘zikredilmek, kâle alınmak’ anlamlarını kaydeder. Türkiye Türkçesinde adı geçmek, bir özellik ya da olayla birlikte hatırlanmak ve belli bir adla bilinmek anlamlarında kullanılır.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: anıl-
  2. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: anıl- ~ aŋıl-
  3. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: anıl-
  4. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: aŋıl-
  5. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: anıl-

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).