ortak
İşin yürütülmesini, kazanç ve yükümlülüklerini başkalarıyla paylaşan kişi veya kuruluş; ilgili: → ortaklık.
Ortak, Uygur ve Karahanlı metinlerinde ortuk biçimiyle ‘ortak, şerik’ anlamında geçen eski bir Türkçe sözdür; Clauson'a göre erken bir dönemde ortak'a dönüşmüştür. Kökeni tartışmalıdır: Clauson, ETDES ve Kâmûs-ı Türkî sözü orta'nın eski biçimi ortu'dan -k ekiyle türetir; Stachowski anlam gelişimini açık bulmayarak orun ve ordu ile aynı köke, *orutak ‘aynı konağı paylaşan’ biçimine bağlar; Gülensoy ise *or- ‘biçmek’ fiilinden bir türetme önerir. Kur'an Tercümesi'nde ortak kat- ‘Tanrı'ya ortak koşmak’ kalıbıyla geçer.
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: ortuk
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: ortuk ~ ortak
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: ortak
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: ortak
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ortak
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ortağ ~ ortak
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ortaḳ ~ ortaġ
- 15. yy. · Osmanlı Türkçesi: ortaḳ, ortaḳcı
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: ortak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ortak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: ortak