üretim — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 14 Ekim 2026, 08:39 (Türkiye saati)

sözcük
297
kaynak
37
tarihsel tanık
84.969
en eski kayıt
8. yy.

üretim

Ham madde, emek ve bilgiyi belirli bir düzen içinde işleyerek kullanılabilir ürün ya da hizmet elde etme. Tarladaki ürün hasada, atölyedeki parça tamamlanmış eşyaya dönüşür; ortaya çıkan miktar kadar nitelik ve kaynak kullanımı da izlenir; istihsal, prodüksiyon.

Üretim, üret- fiiline fiilden ad yapan -(i)m ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Gülensoy sözü ‘istihsal’ karşılığıyla verir ve üre-t-(i)m diye çözümler. Tarihî metinlerde bu ada rastlanmaz. Tabanı oluşturan fiiller ise eskidir: Tietze üre- ‘artmak, çoğalmak’ fiilini Eski Türkçe üḏre- ~ üre- biçimine bağlar, Gülensoy Divanü Lugati't-Türk'teki üḏret- ‘üretmek, çoğaltmak’ biçimini gösterir; Kâmûs-ı Türkî XIX. yüzyılda üremek'i ‘çabuk yetişip yayılmak’, üretmek'i ‘hayvan ve ürünleri yetiştirip çoğaltmak’ diye açıklar. Adın tarihî tanığının bulunmaması geç bir türetme olduğunu düşündürür (Bitigçi açıklaması).

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: üretim

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).