hal (I)
Çözme, çözülme
Çözme, çözülme anlamındaki hal, Arapçada bir düğümü ya da bağı çözmeyi anlatan ḥall sözcüğünden alınmıştır; Tietze ve Karaağaç bu kökende birleşir. Arapçadaki çift l sesi sözcük sonunda teke inmiş, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde yeniden belirmiştir: hal ama halletmek, hallolmak (Bitigçi açıklaması). Söz Anadolu'da XIV. yüzyıl başında Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr'ında müşkil hal kıl- ‘güçlüğü çözmek’ kalıbıyla görülür; aynı yüzyılda Harezm metinlerinde de vardır. Hekimlik kitaplarında ‘sıvıda eritme’ anlamıyla sık kullanılır; Osmanlı metinlerinde akd ü hal ‘bağlama ve çözme, yönetim’ deyimi yerleşir.
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hal ~ ḥall
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: hal
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ḥall
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: hal ~ ḥall
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: hal
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: hal ~ ḥall
- 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: hal
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ḥall
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: hal, hallet-