kızıl
Kor hâlindeki demirin veya alevin ışıklı al tonu; ilgili: → kırmızı.
Kızıl, kız- 'ısınmak, kızarmak' fiilinden -ıl ekiyle türemiş Türkçe bir renk adıdır; Clauson, Gülensoy ve Räsänen bu türetmeyi verir, Stachowski de sözü kız- ile aynı 'sıcak' anlamlı köke bağlar. Söz VIII. yüzyılda Tonyukuk Yazıtı'nda 'kızıl kanım' sözüyle geçer ve Uygurca Irk Bitig'den bugüne bütün dönemlerde kesintisiz kullanılır. Anlamı 'parlak kırmızı'dan 'altın, altın para', 'aşırı, koyu' (kızıl deli, kızıl kıyamet) ve bir çocuk hastalığının adına genişler. Eki *kız+sıl 'kırmızımsı' diye kuran Bang'ın görüşünü Gülensoy'a göre M. Erdal benimser, T. Tekin reddeder.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): ḳıızıl
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: kızıl ~ ḳızıl
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: ḳızıl
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: kızıl
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kızıl
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: kızıl ~ qızıl
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: kızıl
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ḳızıl ~ kızıl
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: kızıl
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kızıl
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kızıl
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kızıl