arka — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 21 Ekim 2026, 10:19 (Türkiye saati)

sözcük
1264
kaynak
41
tarihsel tanık
185.928
en eski kayıt
8. yy.

arka

Bir yerin veya nesnenin ön kabul edilen yüzüne ters düşen yan; ön karşıtı.

Arka, Uygur metinlerinden bu yana tanıklanan yerli bir sözdür; ilk anlamı insanın, hayvanın ya da bir nesnenin ‘sırtı, arka yüzü’dür. ‘Destekçi, koruyucu’ anlamı bu somut anlamdan gelişmiştir ve çok erkendir: bir Maniheist Uygur metninde bile geçer, Kaşgarlı Mahmud da sözü ‘zor anda yardım eden kişi’ diye ayrıca kaydeder. Stachowski sözü art ile aynı *ār tabanına bağlar ve ünlünün kısalmasını sık kullanıma verir; Gülensoy da *ar tabanına yön bildiren bir ek getirildiğini düşünür. Azerbaycan Türkçesinde arxa, Yakutçada arγa biçimindedir.

  1. 8. yy. · Eski Uygur Türkçesi: arka
  2. 10. yy. · Eski Uygur Türkçesi: arḳa
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: arka:
  4. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: arka:
  5. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: arḳa
  6. 14. yy. · Harezm Türkçesi: arka
  7. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: arka
  8. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: arḳa
  9. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: arka
  10. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: arka
  11. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: arka

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).