toprak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 15:43 (Türkiye saati)

sözcük
1190
kaynak
41
tarihsel tanık
164.513
en eski kayıt
8. yy.

toprak

Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü; kara yer, hâk, türap

Toprak, Türkçenin en eski ve en yaygın sözlerindendir; hemen bütün Türk dillerinde küçük ses değişmeleriyle yaşar (Azerbaycan Türkçesi torpag, Yakutça toburax, Çuvaşça tăpra). Clauson sözü Kaşgarlı Mahmud'un bir kez kaydettiği topra- ‘kurumak’ fiilinden getirir: ilk anlamı ‘kuru olan şey’, yani kuru yer, toz ve topraktır. Eren ise topur tabanına küçültme eki getirildiğini düşünür; Stachowski ve Gülensoy da sözü ‘toz’ anlamlı eski bir tabana bağlayıp toz ile ilişkilendirir. Söz Uygur metinlerinden beri tanıklanır ve Moğolcaya tobrag olarak geçmiştir.

  1. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: toprak
  2. 10. yy. · Eski Uygur Türkçesi: toprak
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: topra:k
  4. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: toprak
  5. 14. yy. · Harezm Türkçesi: toprak
  6. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ṭopraḳ
  7. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: dopraḳ ~ ṭopraḳ
  8. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: toprak ~ tofrak
  9. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: toprak
  10. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: toprak
  11. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: toprak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).