açılmak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 21 Ekim 2026, 15:15 (Türkiye saati)

sözcük
1269
kaynak
41
tarihsel tanık
187.355
en eski kayıt
8. yy.

açılmak

(Kapak, kapı, kilit, perde, ambalaj ya da göz kapağı gibi kapanmış duran bir şey) kendiliğinden veya birinin eliyle aralanıp çekilerek, kaldırılarak ya da çözülerek içi görülebilir, içine girilebilir, kullanılabilir hâle gelmek.

Açılmak, açmak fiilinin aç- gövdesine edilgenlik ve dönüşlülük bildiren -ıl- ekinin getirilmesiyle kurulmuş Türkçe bir fiildir; Clauson, Tietze ve Gülensoy bu yapıda birleşir. Fiil Budist Uygur metinlerinden beri tanıklanır ve Clauson'a göre bütün çağdaş Türk dillerinde yaşar. Kaşgarlı Mahmud kök açıldı ‘gökyüzü açıldı’ ve köŋül açıldı ‘gönül açıldı’ örneklerini verir; ‘ferahlamak’, ‘anlaşılır olmak’, ‘açığa gitmek’ gibi mecaz anlamlar erken dönemden beri görülür. Tietze -ıl- ekinin hem edilgen hem orta-dönüşlü anlam verebildiğini açılmak örneğiyle açıklar.

  1. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: açıl-
  2. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: açıl-
  3. 14. yy. · Harezm Türkçesi: açıl-
  4. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: açıl-
  5. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: açıl-
  6. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: açılmak
  7. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: açılmak
  8. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: açılmak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).