hayvan
Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık
Hayvan, Arapça ḥayawān ‘canlı, hayvan’ sözünden alınmıştır. Osmanlıcada aslına yakın hayevān ile kısalmış hayvan biçimleri birlikte kullanılmış; Kâmûs-ı Türkî hayevân okuyuşunun şiirde vezin gerektirdiğinde geçerli olduğunu belirtir. Tarihsel Derlem'deki en eski tanık XIII. yüzyıl Yusuf u Züleyhâ'dadır ve sözü ‘dirilik’ anlamıyla kullanır; ‘canlı, hayvan’ anlamı XIV. yüzyılda Mantıku't-Tayr, Garîb-nâme ve Harezm, Kıpçak metinlerinde görülür. Tietze'nin ilk örneği 1451 yılına ait Ferec'tendir. Räsänen Türk dillerindeki iki heceli biçimin Farsça ve halk Arapçası ḥaywān üzerinden yayıldığını düşünür. Söz ‘canlı’ genel anlamından ‘yük ve binek hayvanı’ ile ‘akılsız, kaba kişi’ anlamlarına genişlemiştir.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hayvan
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: hayvân
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: hayvān
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: hayvan
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ḥayevān
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ḥayvān
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: hayvân ~ hayevân ~ hayavân
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: hayvan
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: hayvan