oran
Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı; nispet, rasyo
Oran, Eski Anadolu Türkçesinden beri ‘ölçü, nispet, derece’ anlamında kullanılan, ancak kökeni aydınlatılamamış bir sözdür. Bilinen en eski tanıkları Yûnus Emre Dîvânı ve Süheyl ü Nev-bahâr'dadır; Tietze XV. yüzyılda Mercimek Ahmed'den _orandan geçürü_ ‘ölçüyü aşarak’ tanığını verir. Kâmûs-ı Türkî sözü Türkçe sayar ve terk edilmesini büyük bir kayıp olarak niteler. Dankoff sözü Ermenice ōrēn ‘yasa, gelenek’ ile birleştirmiş, ama ETDES'e göre bu öneriyi kendisi de spekülatif saymıştır; Gülensoy öneriyi reddedip sözü Eski Türkçe or- ‘kesmek’ fiilinden -an ekiyle türetir. Eren, oran'ın yalnız Anadolu'da bulunmasını, eski ve yeni lehçelerde görülmemesini dikkate değer bulur.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: oran
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: oran
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: oran
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: oran
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: oran
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: oran
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: oran