bahsetmek — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 23:48 (Türkiye saati)

sözcük
1211
kaynak
41
tarihsel tanık
170.391
en eski kayıt
8. yy.

bahsetmek

Konuşurken veya yazarken bir kişi, olay ya da konu hakkında bilgi vermek veya onu söze getirmek. Anlatım kısa bir anmadan ayrıntılı açıklamaya kadar uzanabilir, hangi yönün seçildiği konuşmanın amacına bağlıdır.

Bahsetmek, Arapça kökenli bahs (bahis) adı ile Türkçe et- yardımcı fiilinin birleşmesinden oluşmuş melez bir fiildir. Tietze bahs/bahis'i ‘konu’ anlamıyla Arapça baḥṯ ‘arama, araştırma’ya bağlar ve ṯ sesinin s'ye döndüğünü belirtir. Fiil XIV. yüzyıldan beri Eski Anadolu metinlerinde bahs et-, bahs eyle- biçimleriyle ‘tartışmak, söz çekişmesine girmek’ anlamında geçer. XVI. yüzyılda Tietze'nin tanığında ‘bahse girmek’, Bâkî'de ise -den ekli tümleçle bugünkü ‘bir şeyden söz etmek’ anlamı görülür. Kâmûs-ı Türkî bahs'e bir konu üzerinde etraflıca konuşup gerçeği araştırma anlamını verir ve medeniyet-i İslâmiyeden bahs ediyordun örneğini kaydeder.

  1. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: bahs etmek
  2. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: bahs etmek
  3. 16. yy. · Çağatay Türkçesi: bahs etmek
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: bahs etmek
  5. 18. yy. · Osmanlı Türkçesi: bahs etmek
  6. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: bahs etmek
  7. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: bahsetmek

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).