kaynak (I)
Bir suyun çıktığı yer; eşme, göz, kaynarca, pınar, memba
Kaynak, kayna- ‘kaynamak, coşarak kabarmak’ fiilinden -k ekiyle türemiş bir addır ve ilk anlamı yerden kaynayarak çıkan sudur; Stachowski ve Gülensoy sözü doğrudan bu fiile bağlar, Kâmûs-ı Türkî de kaynağı kaynayarak çıkan küçük pınar diye tanımlar. Fiil XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud'da ve Kutadgu Bilig'de geçer. Ad, incelenen kaynaklarda ilk kez XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi'de pınar anlamıyla görülür; XIX. yüzyılda Çağataycada da ‘pınar’ diye kaydedilir. ‘Köken’, ‘başvurulan belge’, ‘alan yazını’ ve ‘enerjinin yayıldığı yer’ anlamları bu somut anlamdan genişlemiştir.
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kaynak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kaynak
- 19. yy. · Çağatay Türkçesi: kaynak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kaynak