nokta — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 17:19 (Türkiye saati)

sözcük
474
kaynak
39
tarihsel tanık
104.759
en eski kayıt
8. yy.

nokta

Biçimi kalemin kâğıda bir defa dokunması ile meydana gelen ben gibi ufak şekil

Nokta, Arapça nuḳṭa ‘benek, nokta’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski, Räsänen, Karaağaç ve Kâmûs-ı Türkî bu kökende birleşir. Söz XIV. yüzyılda Harezm, Kıpçak ve Eski Anadolu metinlerinde görülür: Kısasü'l-Enbiyâ'da huriler arasında nokta nokta paylaştırılan benler anlatılır, Codex Cumanicus'ta zaman sözleri arasında ‘an’ karşılığıdır, Garib-nâme'de gönül bir noktaya benzetilir. Evliyâ Çelebi Mısır'da Nil'in taşmaya başlamasına nokta dendiğini yazar. Kâmûs-ı Türkî XIX. yüzyılda benekten durağa, geometrideki boyutsuz noktadan tek neferlik nöbet yerine uzanan bir anlam yelpazesi verir; Redhouse okunuşu nukta, halk söyleyişini nokta diye kaydeder.

  1. 14. yy. · Harezm Türkçesi: nokta
  2. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: nokta
  3. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: nokta
  4. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: nokta
  5. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: nokta
  6. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: nokta
  7. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: nokta
  8. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: nokta ~ nukta
  9. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: nokta

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).