kitap
Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü; betik
Kitap, Arapça kitāb ‘kitap, yazılı eser’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski, Räsänen, Karaağaç ve Kâmûs-ı Türkî bu kökende birleşir. Söz Türkçede XI. yüzyılda görünür: Kutadgu Bilig'de _kitab atı urdum ḳutaḍġu bilig_ ‘kitabın adını Kutadgu Bilig koydum’ denir, Karahanlı Kur'an Tercümesi'nde Tanrı'nın kitabından söz edilir; Caferoğlu sözü Uygurca bir metinden de kaydeder. XIII.–XIV. yüzyılda Eski Anadolu, Harezm ve Kıpçak metinlerinde yaygındır. Tietze'ye göre anlamı ‘yazılı kâğıtların bütünü’nün yanında ‘dinin temel kitabı, Kur'an’ı da kapsar. Sondaki b, söz sonunda p'ye dönmüştür.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: kitab
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kitab ~ kitâb
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: kitâb
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: kitāb
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kitâb
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: kitāb
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kitâb
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kitap
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kitap