kabak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 14 Ekim 2026, 02:48 (Türkiye saati)

sözcük
271
kaynak
37
tarihsel tanık
78.758
en eski kayıt
8. yy.

kabak

Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita)

Kabak, Türkçenin kendi söz varlığından bir bitki adıdır ve en eski kaydı XI. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud'un sözlüğündedir. Kaynakların çoğu sözcüğü kap anlamındaki kāb/kāp adına getirilmiş küçültme ekiyle açıklar; Kâmûs-ı Türkî de adı, bazı türlerin kurutulup su kabı olarak kullanılmasıyla açıklar. Stachowski ise sözcüğün önce bitkiyi, ancak ikincil olarak kabaktan yapılan kabı adlandırdığını hatırlatıp bu türetmeyi kesin saymaz. Osmanlı döneminde 'şarap kadehi', 'saçsız', 'ham, tatsız' gibi yan anlamlar kazanmış; aynı yazılışlı 'göz kapağı', 'alın' ve 'kapı' anlamlı sözcüklerle karışmamalıdır.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: kabak
  2. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: kabak
  3. 14. yy. · Harezm Türkçesi: kabak
  4. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ḳabaḳ
  5. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: kabağ ~ kabak
  6. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: ḳabaḳ
  7. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kabak
  8. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kabak
  9. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kabak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).