kaplan — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 13 Ekim 2026, 16:29 (Türkiye saati)

sözcük
234
kaynak
35
tarihsel tanık
63.885
en eski kayıt
8. yy.

kaplan

Turuncuya yakın postu üstündeki koyu çizgilerle kolay tanınan, iri yapılı yaban kedisi. Asya'nın çeşitli yaşam alanlarında tek başına avlanır; çizgilerin düzeni bireyden bireye değişir ve otların arasında gizlenmesine yardım eder.

Kaplan, aslan ve sırtlan gibi -lan ögesi taşıyan eski Türkçe hayvan adlarındandır. ÈSTJa sözü kap- 'yakalamak, kapmak' fiiline bağlar; Stachowski, Räsänen ve Gülensoy bu tabanı soru işaretiyle verir, Eren ise bu adların oluşumunda arslan'ın örnekseme etkisini öne çıkarır. Söz Uygurca bir metinde ve XIII.–XIV. yüzyıl sözlüklerinde görülür; eski kaynaklarda iri kedigilleri, yani hem kaplanı hem leoparı karşılar. Anadolu'da XIV. yüzyıldan beri kaplan biçimiyle yaşar.

  1. 8. yy. · Eski Uygur Türkçesi: kaplan
  2. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: kablan
  3. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kaplan ~ ḳaplan
  4. 14. yy. · Harezm Türkçesi: kaplan
  5. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ḳaplan
  6. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: kaplan
  7. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: kaplan
  8. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kaplan
  9. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kaplan
  10. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kaplan

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).