kabul
Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma
Kabul, Arapça ḳabūl ‘kabul, karşılama’ sözünden alınmıştır; Stachowski, Räsänen, Karaağaç ve Kâmûs-ı Türkî bu kökende birleşir. Türkçede ilk kez XI. yüzyılda, Karahanlı döneminin Kur'an Tercümesi'nde tövbenin kabulü bağlamında görülür; Räsänen sözcüğü Kutadgu Bilig'den de kaydeder. XIII.–XIV. yüzyıldan başlayarak Eski Anadolu, Harezm ve Kıpçak metinlerinde kabul et- ~ kabul kıl- kalıplarıyla yaygınlaşır; Eski Anadolu metinlerinde duanın kabul olması, Osmanlıcada konuk kabul etmek, razı olmak, bir şeyi benimsemek gibi anlamlar öne çıkar. Söz Kıpçak ve Oğuz dillerinden Çuvaşçaya dek kabul, kabıl, kabil biçimleriyle yayılmıştır.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: ḳabul
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kabul ~ kabûl
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: kabul ~ qabūl
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: kabul
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ḳabūl
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kabûl
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kabûl
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kabul