insan — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 14 Ekim 2026, 03:58 (Türkiye saati)

sözcük
288
kaynak
37
tarihsel tanık
83.095
en eski kayıt
8. yy.

insan

Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı; adam, âdem, âdemoğlu, insanoğlu, kişioğlu, beniâdem, benibeşer, fâni, in (II)

İnsan, Arapça insān ‘insan, âdemoğlu’ sözünden alınmıştır; Tietze, Stachowski ve Karaağaç bu kökende birleşir. Söz XIII.–XIV. yüzyılda Yûnus Emre'de görülür (YED 201/4); XIV. yüzyılda Kıpçak sahasında Gülistan Tercümesi'nde, Anadolu'da Süheyl ü Nev-bahâr'da, XV. yüzyılda Çağataycada geçer; Tietze'nin tarihli tanıkları 1437 ve 1451 yıllarındandır. Osmanlıcada Arapça insānu'l-ʿayn ‘göz insanı’ tamlamasından gelen ‘göz bebeği’ anlamı da kullanılmış; bu ad, kişinin başkasının gözünde gördüğü kendi küçük görüntüsüne dayanır. Türkiye Türkçesinde _İnsan gündüzleri erken kalkar_ türünden genelleyici kullanımlar ve _insān bir adamdır_ gibi ‘olgun, güvenilir’ anlamlı sıfat kullanımı da gelişmiştir.

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: insân
  2. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: insan ~ insān
  3. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: insan
  4. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: insān
  5. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: insān
  6. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: insân
  7. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: insan
  8. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: insan

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).