yalnızca
Başkalarının eşliği veya yardımı olmadan tek başına hareket ederek.
Yalnızca, yalnız sözüne -ca ekinin getirilmesiyle kurulmuş bir zarftır; Gülensoy da sözü yalnız+ca diye çözümler. Söz XIV. yüzyılda Süheyl ü Nev-bahâr'da yaluñuzca biçimiyle ‘tek başına’ anlamında geçer: _Nideyim yaluñuzca koduñ beni_. Dede Korkut Kitabı'nda yaluŋuzça oġul ‘tek, biricik oğul’ kalıbı görülür; XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde yalnızca ve yalınızca ‘yalnız, sırf’ anlamına yakın kullanılır (Bitigçi açıklaması). Kâmûs-ı Türkî XIX. yüzyıl sonunda sözü ‘tenhaca’ karşılığıyla kaydeder. Yalnız sözünün kendi kökeni incelenen kaynaklarda ele alınmaz.
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yaluñuzca
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yaluŋuzça
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yalnızca
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yalnızca
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yalnızca