konuşmak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 17 Ekim 2026, 12:14 (Türkiye saati)

sözcük
1100
kaynak
40
tarihsel tanık
131.789
en eski kayıt
8. yy.

konuşmak

Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak

Konuşmak, kon- ‘konmak, yerleşmek’ fiilinin işteş biçimi olan konuş-'tan gelir; Tietze ve Räsänen bu türetmede birleşir. İlk anlamı ‘birlikte konmak, yakın yerleşmek’tir: Räsänen Çağatayca konuş- için ‘bir arada oturmak, birlikte konmak’ anlamını verir, Kâmûs-ı Türkî bile ilk anlam olarak ‘komşu olmak’ı kaydeder. Eski Anadolu Türkçesinde ‘birbirinin yakını, arkadaşı olmak’ anlamı görülür; ‘görüşmek, ahbaplık etmek’ten ‘söyleşmek’e geçilmiş ve Türkiye Türkçesindeki ‘sözle anlatmak’ anlamı yerleşmiştir. Komşu sözü de aynı kon- kökünden türemiştir.

  1. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: konuşmak
  2. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: konuş-
  3. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: konuş-
  4. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: konuşmak
  5. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: konuşmak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).