kapsamak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 20 Ekim 2026, 16:06 (Türkiye saati)

sözcük
1252
kaynak
41
tarihsel tanık
183.156
en eski kayıt
8. yy.

kapsamak

Bir bütünün sınırları içinde belirli kişi, konu, zaman veya olaylara yer vermek. Hangi parçaların içeride kaldığı belirtildiğinde çalışmanın, kuralın ya da açıklamanın nereye kadar geçerli olduğu anlaşılır; şamil olmak.

Kapsamak, Karahanlı döneminden beri ‘çevresini sarmak, kuşatmak’ anlamıyla tanıklanan Türkçe bir fiildir; ‘içermek’ anlamı Türkiye Türkçesinde öne çıkmıştır. Kökeni tartışmalıdır: Clauson fiili kap- ‘yakalamak’ın ‘yakalamak istemek’ bildiren biçimi sayar ve ‘kuşatmak’ anlamını eski kavza- ile karışmaya bağlar; Gülensoy doğrudan kavza-'dan getirir. Stachowski Türkmence gābsa-'daki uzun ünlü nedeniyle kap- bağlantısını olanaksız sayıp kap ‘kap’ adını taban gösterir; ÈSTJa da aynı uzun ünlüye dayanarak fiili kāba- ‘kuşatmak’tan türetmeyi daha olası bulur. İncelenen Osmanlı dönemi kaynaklarında fiile rastlanmaz.

  1. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: ḳapsa-
  2. 13. yy. · Karahanlı Türkçesi: ḳapsa-
  3. 14. yy. · Harezm Türkçesi: kapsa-
  4. 16. yy. · Çağatay Türkçesi: kapsa-
  5. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kapsa-

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).