mevcut
Söz edilen anda veya yerde bulunan; ilgili: → varlık.
Mevcut, Arapça mawcūd ‘bulunan, var olan’ sözünden alınmıştır; Kâmûs-ı Türkî'ye göre söz vücûd sözünden türemiş bir edilgen ortaçtır (ism-i mef‘ûl). Eski Anadolu'da Yûnus Emre Dîvânı'nda, XIV. yüzyılda Harezm (Muînü'l-Mürîd, Nehcü'l-Ferâdîs), Kıpçak (Gülistan Tercümesi) ve Anadolu metinlerinde ‘var olan, bulunan’ anlamıyla geçer; 1451 tarihli Ferec ba'de'ş-Şidde'de Tietze'nin aktardığı _Bizüm mevcūdumuzuŋ coġı_ ise adlaşmış ‘eldeki varlık’ kullanımını gösterir. XIX. yüzyılda ‘bir topluluğu oluşturanların tümü’ anlamı da kayıtlıdır; polis ve adliye dilinde mevcutlu gibi yeni bir türev doğmuştur.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mevcûd
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: mevcûd
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: mevcûd
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mevcûd
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: mevcûd
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: mevcûd
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: mevcûd
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: mevcûd
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: mevcûd
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: mevcut