felaket
Can, mal veya yaşam düzeninde ağır kayıplar doğuran, kişiyi ya da topluluğu sarsan olay; ilgili: → afet.
Felaket, Arapça falak ‘gök, gök cisimleri’, Türkçedeki biçimiyle felek sözüne dayanır. Kaynaklar sözün nerede kurulduğunda ayrılır: Räsänen ve Karaağaç Arapça falākat'tan alındığını söyler; Tietze Farsça falākat'ı kaynak gösterir; Stachowski Arapça biçimi tanıklanmamış sayarak yıldızla işaretler; Kâmûs-ı Türkî sözü Arapça gibi kullanılan ama Arapçada bulunmayan bir söz, Özön de Türkçede yapılmış bir söz diye niteler. Söz 1451 tarihli Ferec'te ‘bela, sıkıntı’ anlamıyla geçer; argoda ‘aşırı, son derece’ anlamlı zarf olarak da kullanılır.
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: felâket
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: felâket
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: felâket
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: felâket
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: felaket