sunmak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 12:41 (Türkiye saati)

sözcük
1170
kaynak
41
tarihsel tanık
161.469
en eski kayıt
8. yy.

sunmak

Saygı veya nezaket göstererek bir nesneyi ya da düşünceyi karşıdakine vermek; ilgili: → ikram.

Sunmak, Eski Türkçe sun- ‘eli uzatmak; bir şeyi birine uzatıp vermek’ fiilinden gelir. Clauson'a göre fiil aslında geçişlidir, ‘uzanmak’ anlamı sonradan gelişmiştir. Uygur metinlerinde el uzatmak anlamında, Kaşgarlı Mahmud'da _ol manğa etmek sundı_ ‘bana ekmek sundu’ örneğiyle görülür; boyun sun- ‘boyun eğmek’ kuruluşu Karahanlı Kur'an Tercümesi'nde de vardır. Eski Anadolu metinlerinde XIII. yüzyıldan beri ‘uzanmak, el uzatmak’, ‘ikram etmek’ ve ‘saldırmak’ anlamları yan yana yaşamış; Türkiye Türkçesinde ‘takdim etmek, ikram etmek’ ve ‘bir konuyu dinleyenlere aktarmak’ öne çıkmıştır.

  1. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: sun-
  2. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: sun-
  3. 13. yy. · Harezm Türkçesi: sun-
  4. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: sun-
  5. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sun-
  6. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sun-
  7. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: sun-
  8. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sun-
  9. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: sun-
  10. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: sunmak ~ sonmak
  11. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: sunmak
  12. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: sunmak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).