sunmak
Saygı veya nezaket göstererek bir nesneyi ya da düşünceyi karşıdakine vermek; ilgili: → ikram.
Sunmak, Eski Türkçe sun- ‘eli uzatmak; bir şeyi birine uzatıp vermek’ fiilinden gelir. Clauson'a göre fiil aslında geçişlidir, ‘uzanmak’ anlamı sonradan gelişmiştir. Uygur metinlerinde el uzatmak anlamında, Kaşgarlı Mahmud'da _ol manğa etmek sundı_ ‘bana ekmek sundu’ örneğiyle görülür; boyun sun- ‘boyun eğmek’ kuruluşu Karahanlı Kur'an Tercümesi'nde de vardır. Eski Anadolu metinlerinde XIII. yüzyıldan beri ‘uzanmak, el uzatmak’, ‘ikram etmek’ ve ‘saldırmak’ anlamları yan yana yaşamış; Türkiye Türkçesinde ‘takdim etmek, ikram etmek’ ve ‘bir konuyu dinleyenlere aktarmak’ öne çıkmıştır.
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: sun-
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: sun-
- 13. yy. · Harezm Türkçesi: sun-
- 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: sun-
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sun-
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sun-
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: sun-
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: sun-
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: sun-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: sunmak ~ sonmak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: sunmak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: sunmak