yazılı — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 17 Ekim 2026, 20:17 (Türkiye saati)

sözcük
1141
kaynak
41
tarihsel tanık
155.841
en eski kayıt
8. yy.

yazılı

Harf veya işaret dizileri aracılığıyla metne dönüştürülmüş olan; ilgili: → metin.

Yazılı, Türkçe yaz- ‘yazmak’ fiilinden türemiştir: Gülensoy sözü yazı adına -lı ekinin getirilmesiyle açıklar (yaz-ı+lı), ‘alna yazılmış, mukadder’ anlamlı yazılı için ise yaz-(g)ı+lı çözümlemesini önerip bu kullanımı yazgı sözüne bağlar. Kâmûs-ı Türkî ‘yazısı olan’, ‘yazılmış’, ‘deftere geçirilmiş’ ve ‘mukadder’ anlamlarını verir. Söz XIII. yüzyılda Şeyyâd Hamza'nın Yusuf u Züleyhâ'sında ‘yazılmış’ anlamıyla geçer; XIV.–XVI. yüzyıl metinlerinde yazılu ve yazlu okunuşlarıyla yaygındır, resim ve nakış için de kullanılır. Eski Anadolu metinlerinde asılu, kazılu gibi edilgen tabanlı sözlerle yan yana geçmesi, yaz-ıl- tabanından da açıklanabileceğini düşündürür (Bitigçi açıklaması).

  1. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yazılı
  2. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yazılı
  3. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yazılı
  4. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yazılı

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).