duygu — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 17:19 (Türkiye saati)

sözcük
474
kaynak
39
tarihsel tanık
104.759
en eski kayıt
8. yy.

duygu

Çevreden veya bedenden gelen uyarıları duyu organları aracılığıyla algılama yetisi; his.

Duygu, duy- fiiline soyut ad yapan -gu ekinin getirilmesiyle kurulmuş Türkçe kökenli bir sözdür; Tietze sözü duy- + -gu diye çözümler, Kâmûs-ı Türkî de duymak'tan türetir. İncelenen kaynaklardaki en eski tarihli kayıt Redhouse'un 1890 tarihli sözlüğündedir: söz orada ‘algı’ ve ‘algılanan, işitilen şey; haber, bilgi’ anlamlarıyla geçer. XIX. yüzyıl sonunda Kâmûs-ı Türkî ilk anlam olarak ‘işitme, duyma’yı, ikinci olarak ‘işitilerek edinilen haber’i verir; Türkiye Türkçesindeki ‘his’ anlamı orada üçüncü sıradadır. Şemseddin Sâmî, arı Türkçe olduğu hâlde duygu'nun Arapça his sözü yüzünden haksız yere geri plana itildiğini belirtir.

  1. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: duygu
  2. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: duygu

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).