kırmızı
Kanın rengi; al (I)
Kırmızı, Arapça ḳirmizī ‘kırmız renginde’ sözünden alınmıştır (Tietze kaynak dili Farsça ya da Arapça diye verir). Bu sıfat, kırmızı boya elde edilen böceğin adı olan ḳirmiz'e sıfat yapan -î ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Tietze ve Räsänen böcek adını Sanskritçe kṛmi- ‘kurt, böcek’ sözüne bağlar. Tarihsel Derlem'de söz XIV. yüzyılda Codex Cumanicus'un Kumanca sözlüğünde ve Ahmed-i Dâ'î'nin şiirinde görülür; Dede Korkut Kitabı'nda kırmızı kaftan, kırmızı otağ söyleyişleri geçer. Söz Osmanlı Türkçesinde yaygınlaşır. Kâmûs-ı Türkî'ye göre kırmızı zamanla kızıl'ın yerini almıştır.
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: kırmızı
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kırmızı
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kırmızı
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kırmızı
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kırmızı
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kırmızı