kırmızı — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 20 Ekim 2026, 19:22 (Türkiye saati)

sözcük
1255
kaynak
41
tarihsel tanık
184.584
en eski kayıt
8. yy.

kırmızı

Kanın rengi; al (I)

Kırmızı, Arapça ḳirmizī ‘kırmız renginde’ sözünden alınmıştır (Tietze kaynak dili Farsça ya da Arapça diye verir). Bu sıfat, kırmızı boya elde edilen böceğin adı olan ḳirmiz'e sıfat yapan -î ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Tietze ve Räsänen böcek adını Sanskritçe kṛmi- ‘kurt, böcek’ sözüne bağlar. Tarihsel Derlem'de söz XIV. yüzyılda Codex Cumanicus'un Kumanca sözlüğünde ve Ahmed-i Dâ'î'nin şiirinde görülür; Dede Korkut Kitabı'nda kırmızı kaftan, kırmızı otağ söyleyişleri geçer. Söz Osmanlı Türkçesinde yaygınlaşır. Kâmûs-ı Türkî'ye göre kırmızı zamanla kızıl'ın yerini almıştır.

  1. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: kırmızı
  2. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kırmızı
  3. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: kırmızı
  4. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: kırmızı
  5. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: kırmızı
  6. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: kırmızı

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).