çözmek
Düğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak
Çözmek, Clauson ve Tietze'ye göre Kaşgarlı Mahmud'un kaydettiği çöj- ‘ipi çekip germek’ fiilinin devamıdır; Clauson -j- sesinin ikincil olduğunu, asıl biçimin *çö:c- olabileceğini düşünür. Fiil XIII.–XIV. yüzyıllardan başlayarak Eski Anadolu, Harezm ve Kıpçak metinlerinde çöz- biçimiyle ‘bağı açmak, gevşetmek, ipliği bükümünden çözmek’ anlamlarında görülür. Gülensoy sözcüğü Eski Türkçe şeş- ~ seş- ‘çözmek’ fiiliyle de birlikte ele alır; Clauson da iki fiilin sonraki biçimlerinin ayrılmasının güç olduğunu belirtir. Anadolu'da çöz- biçimi Yûnus Emre'den bu yana kesintisizdir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: çöj-
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: çöz-
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: çöz-
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: çöz-
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: çöz-
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: çöz-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: çöz-
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: çöz-
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: çöz-