belirli
Neyi kapsadığı, ne zaman gerçekleşeceği veya hangi ölçüye uyacağı açıkça gösterilmiş olan. Sınırları bilindiği için başka kişi ve durumlarla karıştırılmaz, planlama ve değerlendirmede ortak bir dayanak sağlar; belli (II), muayyen.
Belirli, ‘ortaya çıkmak, görünür olmak’ anlamlı belir- fiiline -li ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; ada gelen bir ekin fiil gövdesine eklenmesiyle dikkat çeker. Gülensoy belir- fiilinin türevleri arasında belirli ve belirlilik sözlerini de sayar ve bu fiilin ada gelen ekleri de aldığını inceleyen bir çalışmayı anar. Fiilin eski biçimi bälgür- ~ belgür-'dür: Gülensoy onu bel ‘işaret, im’ köküne -gü ve -r- eklerinin getirilmesiyle açıklar, Tietze de Eski Türkçe belgür-'e bağlar. Anadolu'da XV. yüzyılda belür- biçimi kullanılır; Kâmûs-ı Türkî ise artık tek başına kullanılmayan bel ‘açıklık, görünürlük’ sözünü belli, belirmek ve bellemek sözlerinin kökü sayar.
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: belirli