anne — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 13:27 (Türkiye saati)

sözcük
439
kaynak
39
tarihsel tanık
99.521
en eski kayıt
8. yy.

anne

Bir çocuğu doğuran veya evlat edinerek ya da bakımını üstlenerek ona annelik eden kadın; ana, valide.

Anne, ana ‘anne’ sözünün ikiz ünsüzlü, sevgi ve vurgu yüklü biçimidir. Tietze'ye göre bu biçim XIX. yüzyılın sonlarına doğru çocuk dilinde ve İstanbul söyleyişinde ortaya çıkmıştır; Tietze Şemseddin Sâmî'nin Kâmûs-ı Türkî'sine gönderir, incelenen kaynaklardaki en eski tarihli kayıt da budur. Clauson da ana'nın daha içten bir seslenme sözü olmak üzere anne gibi alışılmadık biçimlere uğradığını belirtir. Stachowski ise sözü daha eskiye götürür: vurgu nedeniyle ikizleşmiş Ortak Türkçe *anna'ya küçültme eki *-j eklenmiş, *annaj > *annäj yoluyla anne doğmuştur. Salarcadaki anna ve Çuvaşçadaki anne ‘anne’ de ikiz ünsüzlüdür. Ana'nın kendisi Eski Uygurcadan beri ana ~ ene biçimleriyle tanıklanır.

  1. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: anne
  2. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: anne

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).