yakın — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 15 Ekim 2026, 22:32 (Türkiye saati)

sözcük
564
kaynak
39
tarihsel tanık
111.903
en eski kayıt
8. yy.

yakın

Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı

Yakın, Eski Türkçe yak- ‘yaklaşmak’ fiilinden -(ı)n ekiyle türemiş bir addır ve Uygur metinlerinden beri yer, zaman ve akrabalık bakımından ‘yakın’ anlamını taşır. Clauson sözü bu fiilin geçişsiz türevi sayar; Stachowski *jakgyn biçimini kurar ve aynı kökten yavuk sözünün de türediğini belirtir. Kaşgarlı Mahmud yakın er öbeğini ‘akraba olan kişi’ anlamında kaydeder. Söz Türk dillerinin çoğunda aynı biçimle yaşar. Starostin–Dybo–Mudrak Altay kuramı çerçevesinde kökü Moğolca ve Tunguzca ‘izlemek’ fiilleriyle karşılaştırır.

  1. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: yakın
  2. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: yakın
  3. 13. yy. · Harezm Türkçesi: yakın
  4. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yakın
  5. 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yakın ~ yahın
  6. 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: yakın
  7. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: yakın
  8. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yaḳın
  9. 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: yakın ~ yahın
  10. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yakın
  11. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yakın
  12. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yakın

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).