sanat
Duyusal veya düşünsel yaşantıyı özgün biçimler aracılığıyla ifade eden yaratıcı üretim alanı; ilgili: → yaratıcılık.
Sanat, Arapça ṣanʿat sözünden alınmıştır (Stachowski, Karaağaç). Räsänen Osmanlıca sanaʿat ve sanät biçimlerini, Türkmence senäyat ile birlikte Arapça ṣināʿat'a bağlar. Söz Türkçede önce ustalık isteyen meslek ve hüner anlamındadır: XIV. yüzyılda Kâbûs-nâme Tercümesi zanaat öğrenmekten utanılmamasını öğütler; Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde mimarların ve dalgıçların san‘atı anlatılır; Kâmûs-ı Türkî de ilk anlam olarak dülgerlik, kuyumculuk gibi uygulamayla öğrenilen işi verir. Duygu ve düşünceleri güzel biçimde anlatma yaratıcılığı anlamı Türkiye Türkçesinde öne çıkmıştır.
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: san’at
- 14. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ṣan‘at
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: san‘at
- 15. yy. · Çağatay Türkçesi: san‘at
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: san‘at
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: sanat
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: sanat