ana — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 21 Ekim 2026, 15:15 (Türkiye saati)

sözcük
1269
kaynak
41
tarihsel tanık
187.355
en eski kayıt
8. yy.

ana

→ anne

Ana, Türk dillerinin hemen hepsinde yaşayan temel bir akrabalık adıdır; Stachowski onu büyük olasılıkla çocuk dilinden doğmuş bir *ana biçimine bağlar ve Türkmence ene ile denkleştirir. Clauson'a göre söz, ata gibi, ilk kez Uygur metinlerinde görülür; orada henüz seyrektir ve ‘anne’ için ö:g daha yaygındır. Kaşgarlı Mahmud ana'yı kaydeder, Hotan ve Kençek halkının hana dediğini de yazar. ÈSTJa ana ile ene'yi yan yana yaşayan iki biçim sayar ve ene'nin sonradan geliştiğini düşünür; anne ise ana'nın sevgi yüklü, ikiz ünsüzlü biçimidir. ‘Asıl, temel’ ve ‘anapara’ anlamları ‘anne’ anlamından gelişmiştir.

  1. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: ana
  2. 10. yy. · Eski Uygur Türkçesi: ana
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: ana
  4. 13. yy. · Eski Uygur Türkçesi: ana
  5. 13. yy. · Kıpçak Türkçesi: ana
  6. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ana
  7. 14. yy. · Harezm Türkçesi: ana
  8. 15. yy. · Çağatay Türkçesi: ana
  9. 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: ana
  10. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: ana
  11. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: ana
  12. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: ana

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).