tanımlamak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 23:48 (Türkiye saati)

sözcük
1211
kaynak
41
tarihsel tanık
170.391
en eski kayıt
8. yy.

tanımlamak

Kavramın veya varlığın hangi özellikleriyle tanınıp benzerlerinden ayrılacağını açıkça anlatmak. Sınırlar belirlendiğinde başkaları aynı sözü aynı kapsamda anlayabilir ve karşılaştıkları örnekleri ortak ölçüyle değerlendirebilir; tarif etmek.

Tanımlamak, tanı- ‘tanımak’ fiilinden türeyen tanım adına -la- ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; bir şeyi tanınır kılacak biçimde anlatma anlamı bu yapıdan doğar (anlam yorumu Bitigçi açıklaması). Gülensoy tanım, tanımla- ve tanımlama'yı Türkiye Türkçesinde tanı- fiilinden türeyen sözler arasında sayar. Kök fiil Eski Uygurca ve Divanü Lugati't-Türk'teki tanu- ile birlikte anılır, ama kökeni tartışmalıdır: Gülensoy *ta-n-ı- diye Türkçe bir yapı görür; onun aktardığına göre Doerfer fiili Moğolca tani-'den alıntı sayar. Tanımlamak'ın kendisi incelenen tarihî kaynaklarda geçmez; Derleme Sözlüğü 1974'ten beri sözü ağız sözlerinin tanımında kullanır.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tanımla-

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).