tanımlama — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 18 Ekim 2026, 13:21 (Türkiye saati)

sözcük
1177
kaynak
41
tarihsel tanık
162.154
en eski kayıt
8. yy.

tanımlama

Karşılaşılan bir varlığın, olayın veya düşüncenin hangi yönleriyle başkalarından ayrıldığını sözle ortaya koyma. Sınır çizildiğinde benzer örnekler aynı ad çevresinde toplanır; okuyan kişi neyin dışarıda kaldığını da görerek anlatımı tutarlı izleyebilir.

Tanımlama, tanı- fiilinden -m ekiyle kurulan tanım adına -la- ve -ma eklerinin getirilmesiyle türemiş bir addır; Gülensoy tanı- fiilinin Türkiye Türkçesindeki türevleri arasında tanım, tanımla- ve tanımlama biçimlerini sayar. Taban fiilin kökeni tartışmalıdır: Gülensoy tanı- fiilini Eski Türkçe tanu- ile aynı sayar ve *ta-n-ı- biçiminde çözümler; aktardığı görüşlere göre Clauson ‘tanımak’ anlamını ancak XV. yüzyıldan tanıklar, Doerfer ise Türkçe tanı- fiilini Moğolca tani- fiilinden alıntı sayar. Sözcüğün kendisi tarihî kaynaklarda geçmez.

  1. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: tanımlama

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Kategoriler

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).