belli (I)
Beli olan
Bu belli, bel ‘gövdenin göğüsle kalça arasındaki bölümü’ sözüne -li ekinin getirilmesiyle kurulmuş bir sıfattır: ince belli, karınca belli gibi kuruluşlarda ‘şöyle ya da böyle beli olan’ anlamına gelir. Kâmûs-ı Türkî sözü bu anlamla ve ince belli örneğiyle ayrı bir madde olarak kaydeder. Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi'nde ince belli yiğitler, kısa belli atlar, karınca belli köleler anlatılır; ince belli bir minareyi, dağ belleriyle kesilen sarp bir yeri de niteler. ‘Bilinen, açık’ anlamındaki belli ile yalnız yazılışı ortaktır; o söz bel ‘işaret’ tabanından gelir. Bel ‘gövde bölümü’ sözünün kendi kökeni incelenen kaynaklarda ele alınmıyor.
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: belli
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: belli
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: belli