yaratmak — Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerin kökeni, biçim ve anlam yolculuğu — sürekli güncellenir

Bitigçi

Bitigçi Etimoloji Atlası

Sözcüklerimiz nereden geldi, yüzyıllar içinde nasıl söylendi, ne anlama geldi? Atlas, her sözcüğün kökenini kaynaklarıyla, Orhon yazıtlarından bugüne biçim ve anlam yolculuğunu ve Türkçenin tarihsel dönemlerindeki gerçek tanıklarını gösterir.

Bu atlas sürekli güncellenir. Son güncelleme: 20 Ekim 2026, 15:34 (Türkiye saati)

sözcük
1251
kaynak
41
tarihsel tanık
63.809
en eski kayıt
8. yy.

yaratmak

İslam inancında Allah’ın kudretiyle henüz bulunmayan bir varlığı ortaya çıkarmak; ilgili: → var etmek.

Yaratmak, ‘uygun olmak, yakışmak’ anlamındaki yara- fiilinin -t- ettirgenlik ekiyle kurulmuş biçimidir; ilk anlamı ‘bir şeyi uygun hâle getirmek, düzenlemek’ idi. Kül Tigin Yazıtı ve Bilge Kağan Yazıtı'nda fiil halkın derlenip düzene sokulması için kullanılır. Clauson'a göre fiil en eski dönemden beri Tanrı'nın evreni var etmesini de anlatır: Maniheist Uygur metinlerinde yeri göğü kimin yarattığı sorulur, Kaşgarlı Mahmud Tanrı'nın insanı yarattığını örnekler. XI. yüzyılda Oğuzlar aynı fiili elbiseyi bedene göre biçmek için de kullanıyordu.

  1. 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): yarat-
  2. 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: yarat-
  3. 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: yarat-
  4. 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yarat-
  5. 14. yy. · Harezm Türkçesi: yarat-
  6. 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yaratmak
  7. 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yaratmak
  8. 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yaratmak

Görsellerle atlas

Görseller hazırlanıyor…

Bunu biliyor muydunuz?

Atlas yükleniyor…

Kategoriler

Kategoriler hazırlanıyor…

Kaynaklar dizini

Kaynak dizini hazırlanıyor…

Sözcükler

Atlas nasıl hazırlanıyor?

Atlas'ta yalnız etimolojisi yerel etimoloji sözlükleri ve tarihsel metinler okunarak hazırlanmış, bağımsız bir denetimden geçmiş ve Türkçenin tarihsel dönemleri kartındaki tanıkları tek tek doğrulanmış sözcükler yer alır. Yeni sözcükler işlendikçe atlasa eklenir.

Köken görüşleri asıl sahiplerine atfedilir ve benimsenen, olası, zayıf diye değerlendirilir. Altay kuramına dayanan karşılaştırmalar ayrıca belirtilir.

Biçim değişimleri, analizdeki tarihli biçimlerin çeviriyazı işaretleri korunarak harf harf karşılaştırılmasıyla çıkarılır. Her biçim kendi kolunun (Oğuz, Kıpçak, doğu) ya da ortak eski katmanın daha önceki yüzyıllardaki biçimleriyle karşılaştırılır; böylece farklı kolların biçimleri birbirinin devamıymış gibi gösterilmez. Aynı yüzyılın kaynaklarındaki değişkeler ve soy çizgisinde daha önce kaydedilmiş biçimler yeni bir değişim sayılmaz.

Yazım işaretinden doğan farklar (ḳ/k, ā/a, ġ/ğ), Arap harfli yazımın ayırt etmediği g/ğ, söz sonundaki ötümlü yazım (ḳurd ~ kurt) ve ek farkları ses değişimi sayılmaz. Meninski, Bianchi, Redhouse gibi Avrupalı sözlükçülerin Latin harfli yazımları (Meninski'de ḡ = c, ǵ = ince g, j = y, y = ı) okunuşa çevrilerek karşılaştırılır. Bu çıkarım kaynaklardaki biçimlerin karşılaştırmasıdır, ses yasası iddiası değildir.

Aynı yazılan ama ayrı sözcük olan maddeler (kurt I 'kurt hayvanı', kurt II 'kurtçuk') ayrı gösterilir; tanıkları ve sayıları birbirine karışmaz. Dönem sıklıkları, sözcüğe ait doğrulanmış tanıkların o dönemin metin büyüklüğüne oranıdır (milyon sözcükte).