yaratmak
İslam inancında Allah’ın kudretiyle henüz bulunmayan bir varlığı ortaya çıkarmak; ilgili: → var etmek.
Yaratmak, ‘uygun olmak, yakışmak’ anlamındaki yara- fiilinin -t- ettirgenlik ekiyle kurulmuş biçimidir; ilk anlamı ‘bir şeyi uygun hâle getirmek, düzenlemek’ idi. Kül Tigin Yazıtı ve Bilge Kağan Yazıtı'nda fiil halkın derlenip düzene sokulması için kullanılır. Clauson'a göre fiil en eski dönemden beri Tanrı'nın evreni var etmesini de anlatır: Maniheist Uygur metinlerinde yeri göğü kimin yarattığı sorulur, Kaşgarlı Mahmud Tanrı'nın insanı yarattığını örnekler. XI. yüzyılda Oğuzlar aynı fiili elbiseyi bedene göre biçmek için de kullanıyordu.
- 8. yy. · Eski Türkçe (Orhon): yarat-
- 9. yy. · Eski Uygur Türkçesi: yarat-
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: yarat-
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yarat-
- 14. yy. · Harezm Türkçesi: yarat-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yaratmak
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yaratmak
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yaratmak