benzer
Başka bir örnekle görünüşü, nitelikleri veya düzeni bakımından ortaklık taşıyan; ilgili: → benzemek.
Benzer, benze- fiilinin geniş zaman biçiminin sıfatlaşmasıyla ortaya çıkmıştır ve ‘benzeyen’ demektir. Fiil Karahanlı Türkçesinde meŋze-, Harezm, Kıpçak ve Çağatay metinlerinde beŋze- ~ meŋze- biçimleriyle geçer; Clauson onu beŋiz adından türemiş sayar, ama anlam bağının zayıf olduğunu da belirtir. XIV. yüzyıl Kıpçakçasında benzer benzetme sözü olarak kaydedilir, Eski Anadolu Türkçesinde beŋzer ‘öyle görünüyor ki, sanki’ anlamı da kazanır. Dede Korkut Kitabı'ndaki ḳaza beŋzer ḳızum ‘kaza benzer kızım’ sözün sıfat kullanımının erken bir örneğidir.
- 11. yy. · Karahanlı Türkçesi: meŋzer
- 13. yy. · Harezm Türkçesi: meŋzer
- 13. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: beñzer
- 14. yy. · Kıpçak Türkçesi: benzer
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: beŋzer
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: benzer
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: benzer