yerleşmek
Bulunduğu yuvaya veya zemine tam uyup oynamaz duruma gelmek; ilgili: → oturmak.
Yerleşmek, yer adından -le- ekiyle türeyen yerle- fiiline -ş- ekinin getirilmesiyle kurulmuştur; Gülensoy sözü yér+le-ş- diye çözümler. Taban yerle-, Clauson'a göre Yenisey yazıtlarında ‘bir yeri yurt edinmek’ anlamıyla geçer ve Türkmencede bugün de yaşar. yerleş- biçimi XV. yüzyılda Saltuk-nâme'de bir dağa yerleşmek, XVI. yüzyılda Revnak-ı Bostân'da fidanın toprağa tutunması, XVII. yüzyılda Evliyâ Çelebi'de askerlerin bir yere yerleşmesi için kullanılır; Meninski 1687'de ‘düzene girmek’ karşılıkları arasında verir. Kâmûs-ı Türkî yer tutmak, bir yerde sürekli oturmak ve eşyasını yerli yerine koymak anlamlarını verir. Anadolu ağızlarında yerreş- söyleyişi de vardır.
- 15. yy. · Eski Anadolu Türkçesi: yerleş-
- 16. yy. · Osmanlı Türkçesi: yerleş-
- 17. yy. · Osmanlı Türkçesi: yerleş-
- 19. yy. · Osmanlı Türkçesi: yerleş-
- 20. yy. · Türkiye Türkçesi: yerleş-