dayayabilmek
(-e, -i, mecaz, teklifsiz konuşmada, ağızlardan)Destek verme, sınırına yaklaştırma veya zorlayarak sunma olanağı.
-
3.Yeni
Zorlayıcı biçimde yaklaştırma
(-e, -i) Nesneyi karşıdakinin bedenine veya görüş alanına baskı oluşturacak kadar yaklaştırabilmek; ilgili: → dayamak.
Description source: BİTİGÇİ özgün içerik üretimi · 24.10.2026 12:47:21 · Türkiye saati (UTC+3) -
4.Yeni
Sınıra yaklaştırma
(-e, -i) Miktarı veya ilerleyişi belirtilen üst sınırın yakınına getirebilecek durumda olmak; ilgili: → dayamak.
Description source: BİTİGÇİ özgün içerik üretimi · 24.10.2026 12:47:21 · Türkiye saati (UTC+3) -
7.Yeni
Kanadı sonuna kadar açma
(-i, ağızlardan) Kapı veya pencerenin kanadını iterek geçiş aralığını sonuna kadar genişletebilmek; ilgili: → dayamak.
Description source: BİTİGÇİ özgün içerik üretimi · 24.10.2026 12:47:21 · Türkiye saati (UTC+3)
Non-finite VerbsVerbal nouns · participles · converbs
Open this card to see forms attested in sentence context.
Free PhrasesSyntactic phrase candidates, separate from dictionary entries
Open this card to see phrases and their corpus witnesses.