düzmek
(-i, -e, nsz., kaba)
· 5 meanings · 0 occurrences
Meanings
-
1.
(-i) Bir gereksinimi karşılamak amacıyla birçok şeyi birbirini tamamlayacak biçimde bir araya getirmek
- “Oğlum Sıtkı için son zamanlarda epeyce temiz ev eşyası düzdü diyorlar.”— M. Ş. Esendal
-
3.
(-e) Şiir, destan, şarkı vb. yaratmak, oluşturmak, meydana getirmek
- “Yeşil caminin avlusundaki sette oturmuş, Nilüfer ovasına şiir düzerken...”— S. F. Abasıyanık
-
4.
(nsz.) → uydurmak
- “Bir sürü yalan düzmüş.”