Meanings
-
1.
(a.) Kız ve kadınlara verilen ünvan; bayan, hatun, leydi
- “Nermin Hanım, razı gelmiş gibi göründü ama hiçbir zaman istemedi...”— E. Bektaş
-
2.
Eşlerden kadın olanı; harem
- “Yaptığı çiçek suyunun ilk bardağını kendi içtikten sonra ikincisini hanımına getirir.”— H. R. Gürpınar
-
3.
Toplumsal durumu, varlığı iyi olan, hizmetinde bulunulan kadın
- “Becerikli hâliyle Zeynep'e ve hanımına ait bütün işleri elinin içine almıştı.”— H. E. Adıvar
-
4.
Kadın için kullanılan adlandırmalardan sonraya getirilen saygı sözü
- “Gelin hanım, zenginliğin verdiği şımarıklıkla kayınvalideyi evine bastırmamış bir kere bile...”— E. Mencet
-
5.
(sf.) Kadınlığın bütün iyi niteliklerini taşıyan
- “Hanım kadın. Hanım kız.”
Compound Words
hanımağa, hanımanne, hanım böceği, hanımefendi, hanımeli, hanım evladı, hanımgöbeği, hanım hanımcık, hanım iğnesi, hanımparmağı, büyük hanım, kirlihanım, kirlihanım peyniri, küçük hanım, ev hanımı
Entry history and citation
Loading the current content revision and documented editorial events.
Context Dynamics
Cümle, belge, alan/tür ve sözdizimsel konum canlı hesaplanıyor.